Seyahatler

Her seyahat sonrası tatile ihtiyaç duyuyorum !!

Her seyahat sonrası tatile ihtiyaç duyuyorum !!

Birkaç hafta önce Münih Hofbrähaus’da Rolf ile tanıştım. 70 küsür yaşında çok şeker bir delikanlı. Nedensiz sever, saatlerce konuşuruz ya bazen bir daha birbirimizi hiç görmeyeceğimizi bildiğimiz halde, işte öyle bir sohbetti bizimki de, çokça weisbier eşliğinde…

Ayrılırken bana dedi ki: “Seni ilk gördüğümde akıllı bir kız sanmıştım ama yanılmışım, çok yanlış yapıyorsun. Bu çağda bu kadar seyahat etmek hiç mantıklı değil. Aldığın riskleri bir düşünsene! Harcadığın parayı, zamanı, sevdiklerinden ayrı geçen zamanı… Oysa hayat çok kolay artık, gideceğin yeri Google’a yazman yeterli! Bırak ülkeler, şehirler, insanlar, yemekler sana gelsin…”

IMG_6119

Bunlar duymaya hiç alışık olmadığım şeyler. Aksine hayatım boyunca okuyarak, izleyerek ya da dinleyerek bir yere kadar gelişebileceğime inandım. Her seyahatimde, kendime bu tezi ispatlarcasına eğitici deneyimler yaşadım. Ama aslında Rolf çok da haksız sayılmaz, içten içe bunu da biliyor ve ona hak veriyorum. Her seyahat sonrası yorgunluğumu atabilmek için haftalara ihtiyaç duyuyorum.

Evime döndüğümde ise duymaktan en rahatsız olduğum soru “Tatil nasıl geçti ?” oluyor. Belki inanmayacaksınız ama ben “tatil” yapmayalı çok uzun yıllar oluyor.

IMG_5938

Bir uçak bileti aldığımız andan itibaren alıştığımız hayat konforunu kaybetmeye başlıyoruz farkında olmadan. Hemen uygun, temiz, güvenli, merkezi bir otel aramaya başlıyoruz. Havaalanı-şehir merkezi ulaşımını da ayarlamak lazım ve tabi günümüz sınırlı bazı müzelere randevu gerekiyor, istediğimiz yemekleri yiyeceğimiz restoranları bulmak gerek, rezervasyon da lazım muhtemelen, mail geldi uçak tarifesinde değişiklik olmuş, hay Allah bu ülke vize de istiyormuş!!! Liste uzayıp gidiyor, seyahat heyecanıyla birlikte yapılacaklar listesi uzuyor. Sosyal medya da olmasa vallahi bu yolculuk hiç çekilmiyor 🙂

Diyelim ki tüm formaliteleri hallettiniz, trafiği yenip vaktinde uçağa yetiştiniz, iyimser tahminle kalkışta da 7. sıraya yerleştiniz, yoksa stres bitti mi zannettiniz!!!

IMG_1441

“En güvenlisi uçak” diye anneanneniz dahil herkesten duymuş da olsanız bilirsiniz ki uçmak tuhaf bir şeydir. En korkmuyorum diyen bile en kısa uçuşta olsun bildiği bir duayı dillendirir. Bu utanılacak bir şey değildir ama pek havalı olamadığı için çoğunlukla eş dost içinde hatırlanmak istenmeyebilir.

IMG_2892

Bilmediğin yataklar, rahatsız yastıklar en basit dertlerdir… Onlarca aşı olmana rağmen bir de aşısı olmayan hastalıklardan korunman gerekir. Sarıhumma, sıtma, yan kesiciler, gasp tehlikesi, kaçırılma endişesi sıradan dertlerin arasına giriverir. Sadece elma soyarken kullandığın bıçağı güvenliğin için cebinde taşımaya başlarsın ve nihayetinde sıradan bir insansın, ruhun bu aksiyona bir günde mümkün mü ki alışsın!!!

Tüm bu söylediklerim işler yolunda iken başımızdan geçen sıradan şeyler aslında. Bir de işin hiç planlanmayan tarafları var. Çalınan/kaybolan pasaportlar, kaçırılan/iptal olan uçuşlar, fırtınaya yakalanan gemiler, sizi kandırmak asli görevi olan yerel rehber ve şoförler… Ve bu liste böyle uzayıp gider…

Elbette riski azaltıp sizin için paketlenmiş “paket” turlarla seyahat etmeniz de mümkün, Rolf’ü dinleyip google’a şehrin adını yazmanızda… Aslında bu ikisinin bence hiç farkı yok ve açıkçası paketlenip bir yere gitmektense Rolf’ü dinlemek çok daha mantıklı geliyor kulağıma.

IMG_7152

Ama gün gelir siz de tüm bu riskleri göz ardı edersiniz. Öyle bir şey var ki sizi yollara iter, gece başınızı yastığa koyduğunuzda kulağınıza “hadi hala ne duruyorsun” diye fısıldar, siz yola çıkana kadar uyutmaz.

Bilmediğiniz şarkıları ilk defa gördüğünüz insanlardan dinlemenin zevki, yabancı yollarda kaybolmanın heyecanı, ilk kez tattığınız yemeğin lezzeti, bir şehrin kokusu, kucağınıza aldığınız bebeğin teni, okyanusun sesi, çölde gecenin sessizliği, bilmediğiniz bir dinin ritüelleri, aynı dili konuşmadan anlaşmanın güzelliği google’ın size veremeyeceği şeylerdir.

Ve bedeli ne olursa olsun yine yollarda bulursunuz kendinizi…

IMG_1424

 

 

 

Sonraki içerik Evet İspanya’da o boğaların önünde ben de koştum!!!
Önceki içerik Köpek balığına çok pis daldım :)

Bunlara da bakabilirsiniz

Yorum Yok

No Comments Yet!

You can be first to comment this post!

Yorum Yap

Bilgileriniz güvende! E-mail adresinizin üçüncü şahıslarla paylaşılmayacağını veya bültenlerde kullanılmayacağını garanti ediyoruz.*