Biraz Heyecan

Düşmem ben, kanatlarım var ruhumda…

Bu hikaye nasıl başladı, ne zaman ve neden uçmaya karar verdim hiç hatırlamıyorum. Tek bildiğim istiyordum, hepsi bu…

DCIM518GOPRO Sabah 9 için ilk uçuşta yerim ayrılmıştı. Yamaç paraşütünü uzun yıllardır yapan bir arkadaşımın tavsiyesiyle Ölüdeniz’deki “en iyi” pilot olduğu söylenen Yiğit ile uçacaktım. Biraz heyecanlı ama daha çok sabırsızdım. Ölüdeniz’de uçuş şirketinin ofisinde minibüsün kalkış saatini bekliyordum. Nihayet minibüs geldi, yarım saat kadar süren tırmanış sonrası Babadağ’a, 2000 metreye çıktık. ucus1 Zirveye çıkar çıkmaz paraşütü açmaya ve beni hazırlamaya başladılar. Önce pilotla beni birbirimize bağlayacak olan; göğsümden, belimden ve bacaklarımdan bağlanan bir tulum giydirdiler. Kaskımı taktılar ve beni pilota bağladılar. 40 derece eğimli yamacın başında pilot paraşüte, ben pilota bağlı beklemeye başladık. DCIM518GOPRO İşte tam o anda soğukkanlılıktan eser kalmadı. Kalbim kulaklarımın içinde atıyordu ve her an vazgeçecek gibiydim. Pilot birazdan koşmaya başlayacağımızı, biz koştukça paraşütün dolup yükseleceğini, yamacın sonuna geldiğimizde çoktan havalanmış olacağımızı anlatıyordu. Ben işte tam o noktada vazgeçmeye karar verdim. “Ben uçmak istemiyorum, dönelim, olmayacak” gibi bir şeyler söylüyordum ki pilot yüksek sesle sordu:

  • Hazır mısın?

Ben de tüm gücümle bağırıp cevap verdim:

  • HAYIRRR

Dedi ki:

  • Peki o zaman KOOOOŞŞ !!!!!

Düşünme yetisini kaybetmiş, nabzı bilmem kaça yükselmiş, böbrek üstü bezleri harıl harıl adrenalin üretmeye başlamış haldeydim. Tabi ki patronu dinledim, Forest Gump’a bağladım. Run Selin Run !! Ayaklarım yerden kesilmeye başladı, sağlam bir çığlık Akdeniz’de yankılandı ve hemen sonra keyifli anlar başladı. Ayaklarımın altında dünyanın en müthiş lagün manzarası, kulaklarımda ıslık çalan rüzgar, uçuyor olmanın inanılmazlığı, hala çalışan böbrek üstü bezlerim ile tarifsiz bir haldeydim. DCIM518GOPRO DCIM518GOPRO Yarım saat kadar gökyüzünde süzüldük. Konuştuk, güldük, yüzlerce fotoğraf çektik. Zaman zaman pilotun bilerek, isteyerek ve çok çok gülerek yaptığı çılgın manevralarla gökyüzünde taklalar attık. Fırıl fırıl döndüğüm o deli anlarda fizik kitaplarından bildiğim G kuvvetini tüm bedenimde hissetim. Çok korktum, çok eğlendim.   Yumuşak bir inişle yere ayak bastım ve Yiğit’e dönüp dedim ki:

  • Hadi hemen bir daha uçalım

DCIM518GOPRO

Sonraki içerik Ortaya bi salata, bi ufak rakı, bi de fotoğraf alalım!
Önceki içerik Çin işi, Japon işi, asıl adı Hashi…

Bunlara da bakabilirsiniz

1 Yorum

Yorum Yap

Bilgileriniz güvende! E-mail adresinizin üçüncü şahıslarla paylaşılmayacağını veya bültenlerde kullanılmayacağını garanti ediyoruz.*