Seyahatler

Etiyopya / Güney Etiyopya‘da 2500 km… OMO Vadisi ve Kabileler…

Etiyopya / Güney Etiyopya‘da 2500 km… OMO Vadisi ve Kabileler…

Etiyopya insanlık tarihinin en eski uygarlıklarından biri. Arkeolojik kazılarda 3 milyon yıllık insan iskeletine ulaşılmış. Bu iskelet –adı Lucy- Addis Ababa Ulusal Müzesinde sergilenmekte. Hiçbir zaman sömürgeleşmeyen, İkinci Dünya savaşı sırasında sadece kısa bir süre İtalyan işgalinde kalan Etiyopya’da geleneksel kültür diğer Afrika ülkelerinden çok daha sağlam kalmış. 90’lı yıllarda yaşanan iç çatışmalar sonrası yapılan halk oylamasıyla Etiyopya’nın Kızıldeniz kıyısı ayrılıp, Eritre adında bağımsız bir ülke olmuş. Etiyopya ise bir kara devleti haline gelmiş. Ülkenin yaklaşık %60’ı Ortodoks, %30’u Müslüman.

b7f5ef_df78e53aa26b49a1aa8b7f15fa628703.jpg_srz_372_558_75_22_0.50_1.20_0.00_jpg_srz

 

Etiyopya’da çok farklı bir takvim kullanılıyor. Bir yıl 13 ay sürüyor, dünya takviminden tam 7 yıl gerideler. 11 Eylül bu sıra dışı takvimde yılın ilk günü olarak kabul ediliyor. Etiyopya’nın takvimi gibi saat sistemi de tamamen farklı. Güneşin doğduğu anı günün başlangıcı -00:00 – olarak kabul eden bu sistem bizim saatimizi 6 saat geriden takip ediyor, örnek olarak; bizim saatimiz sabah 10:00’u gösterirken Etiyopya’da saatler 04:00’ü gösteriyor. Bu yeni saate alışmak ülkede ki yabancıları oldukça zorluyor.

 

b7f5ef_c10567bb92e54790970bf5580518676c.jpg_srz_372_248_75_22_0.50_1.20_0.00_jpg_srz

 

Ekonomisi büyük ölçüde tarıma dayanan ülkede kahvenin ayrı bir önemi var. 15 milyon kişi geçimini kahveden sağlamakta. Etiyopya Afrika’nın en fazla canlı hayvan varlığına sahip ülkelerinden. Yollar bu bilgiyi doğrular şekilde koyun, keçi ve sığır sürüleriyle dolu. Sürülerle birlikte yürüyen yüzlerce insan, çocuk ve azımsanmayacak sayıda eşek de trafiğe eklenince ortaya şaşırtıcı bir manzara çıkıyor. Kimi zaman asfalt, kimi zaman mıcır, çoğu zaman da patika olan bu yollarda hayvanlara çarpmadan araba sürmek ise ayrı bir dikkat ve tecrübe gerektiriyor.

b7f5ef_274149e220df4cabacf8d9e92be5d9f4.jpg_srz_372_248_75_22_0.50_1.20_0.00_jpg_srz

 

Bu yollarda 10 gün sürecek, 2500 km.’lik seyahatimizin hareket noktası başkent Addis Ababa’dan öğle saatlerinde ayrılıyoruz. İlk gün Awassa üzerinden Arba Minch’e geçiyoruz. Awassa gölünde kısa bir mola verip avdan dönen balıkçıları ve mezatta sattıkları balıkları izliyoruz. Yol üzerinde ilk kabile ziyaretimizi Dorze köyüne yapıyoruz. Dorze Köyü Guge dağlarında, Arba Minch’in kuzey batısında yer alıyor. Dorze kabilesi pamuk dokumacılıkları ve ilginç evleriyle tanınıyor. Fil kafasını andıran, 10m yüksekliğinde, bambudan yapılmış bu evlere küçücük bir kapıdan ancak eğilerek girilebiliyor. Geceyi Arba Minch’de, Etiyopya şartlarında konforlu sayılabilecek çadırlarımızda geçiriyoruz. Sabah erken saatlerde timsah, su aygırı ve birçok su kuşu göreceğimiz Chamo Gölüne gidiyoruz. Gölde 2 saatlik bir tekne gezisiyle bu hayvanları doğal ortamlarında görme fırsatı buluyoruz. Öğle yemeği sonrası gezimizin belki de en renkli durağı olan Mürsi Kabilesini görmek için Jinka’ya hareket ediyoruz.

 

b7f5ef_c1cd3239786649289cfacd65525e3b07.jpg_srz_372_496_75_22_0.50_1.20_0.00_jpg_srz

 

Mürsiler Omo Vadisinde yaşayan birçok kabileden bir tanesi. Jinka şehri yakınlarında, Mogo Ulusal Parkında, 200-250 kişilik gruplar halinde 7500 kadar Mürsi yaşıyor. Bu göçmen kabile, Omo nehri boyunca yağışlı ve kuru mevsimde nehrin çekilmesine bağlı olarak yer değiştiriyor. En bilinen Mürsi geleneği kabile kadınların dudaklarına taktıkları tabaklar. Ergen olan genç kadınlar alt dudaklarında bir delik açıyorlar. Açılan yaranın iyileşmesini engelleyerek deliği gittikçe büyütüyor ve küçük bir tabak boyutunda diskin sığacağı hale getiriyorlar. Bu görüntü bize dehşet verici ve itici görünse de kabile kadınları için vazgeçilmez bir aksesuar. Ayrıca tabağın boyutu büyüdükçe, genç kadının başlık parası da artıyor, yani erkekler için de makbul bir durum olduğu aşikâr. Kadınların dudaklarını neden böyle yaptıkları ile ilgili çeşitli görüşler olsa da, tüm dünyada kadınların güzelleşmek uğruna yaptıkları çılgınlıkları düşünecek olursak, tek mantıklı nedenin “güzellik” olduğuna inanıyorum. Daha güzel göründüğüne inanmasa hiçbir kadın kendine bunu yapmaz.

 

b7f5ef_e199b33dc58a4d06b5bca9089f26cd5a.jpg_srz_372_558_75_22_0.50_1.20_0.00_jpg_srz

 

Etiyopya seyahatimizde en sık duyduğumuz kelime kuşkusuz “BİRR” . Etiyopya’nın para birimi Birr ve 1 dolar yaklaşık 19 Birr ediyor. Sokaklarda yürürken, kabile ziyaretlerinde, köylerde, pazar yerlerinde insanlar bize yaklaşıp “Two Birr” , “Three Birr” istiyorlar. Bir Etiyopyalı’nın fotoğrafını çekmeden evvel “Birr” konusunda uzlaşmamız gerekiyor. Para ödemeden fotoğraflarını çekersek sinirleniyorlar, iş fiziksel şiddete kadar gidebiliyor. Pazarlıkla anlaşarak 2, 3 ya da 5 Birr ödediğimizde keyifle bize poz veriyorlar.
birrTurmi’ye yol almadan önce biraz daha güneye, ülkenin Kenya ve Sudan sınırı yakınındaki Omarate’ye gidiyoruz. Yol koşulları gittikçe bozulduğundan jeeplerimizin sık sık lastikleri patlıyor ve değiştirmek için durmak zorunda kalıyoruz. Yol sadece 70km olmasına rağmen kötü yol koşulları ve patlayan lastikler sebebiyle oldukça uzun sürüyor.b7f5ef_59332aff487646e98383a9316465b2b0.jpg_srz_372_558_75_22_0.50_1.20_0.00_jpg_srz

 

 

Bölgenin en sıcak ve en tozlu yerleşim yeri Omorate Omo nehrinin doğu yakasına kurulmuş. Burayı ziyaret nedenimiz Daasanch Kabilesini görmek. Nehrin diğer yakasına geçebilmek için ağaç kütüğünden oyulmuş kanolara biniyoruz. Kısa ama keyifli –belki de tehlikeli sayılabilecek- bir yolculukla karşı kıyıya varıyoruz. Burası nehir kenarında olmasına rağmen çok kurak, adeta çölümsü bir bölge. 15 dakika süren, toz fırtınalı bir yürüyüş sonrası kabileye ulaşıyoruz. Daasanchlar Omo nehrinin iki yakasında, Omorate ve Turkana Gölü arasında yaşayan, sayıları 45.000 civarında olan bir kabile. Geçim kaynakları tütün tarımı ve hayvancılık. Bu kabilenin kadınları da erkekleri gibi sünnet ediliyor. Sünnet edilmemiş kadınlar hayvanlarla eşdeğer görülüyor ve evlenemiyorlar.
Yine oldukça zorlu bir yolculukla Turmi’ye varıyor ve “lodge”umuza yerleşiyoruz. Ertesi gün Hamer Kabilesine gidiyoruz. Örülü, yağlamış, tek tip saçlarıyla Hamer kadınları çok güzel görünüyor. Genç kızlar ve erkeklerin eşlerini seçmek için yaptıkları dansları izliyor, gün batımına kadar orada kalıyoruz.

 

b7f5ef_b7cc1474050a4b29aaa49618bd5fb869.jpg_srz_372_558_75_22_0.50_1.20_0.00_jpg_srz

Etiyopya seyahatimiz boyunca her gün yaklaşık 300km yol yaptık ve her geceyi ayrı bir otelde geçirdik. Seçtiğimiz oteller bulundukları bölgenin en iyileri de olsa, birçok kişinin kalmakta zorlanacağı standartlara sahiptiler. Bizim gezmeye aşık ekibimiz içinse, bu önemsiz bir detaydı sadece…
Etiyopya’ya seyahat etmek isteyenlerin öncelikle sarıhumma, tifo, tetanoz, hepatit A ve B aşılarını tamamlamaları ve ülkeye girerken aşı kartlarını yanlarında bulundurmaları gerekiyor. Sıtma riski nedeniyle seyahat süresince ilaç kullanılması öneriliyor. Ayrıca sinek kovucu spreyler kullanmakta fayda var. Türk Hava Yolları İstanbul’dan Addis Ababa’ya her gün direkt uçuyor. Etiopya Türk vatandaşlarına vize uyguluyor, vize Ankara’daki büyükelçilikten alınıyor.

*** Etiyopya yazım 10 Mart 2014 tarihinde Hürriyet gazetesinin Seyahat ekinde yayımandı.

 

 

Sonraki içerik En zor iniş !!!
Önceki içerik ŞiLi / Valparaiso – Vina del Mar

Bunlara da bakabilirsiniz

Yorum Yok

No Comments Yet!

You can be first to comment this post!

Yorum Yap

Bilgileriniz güvende! E-mail adresinizin üçüncü şahıslarla paylaşılmayacağını veya bültenlerde kullanılmayacağını garanti ediyoruz.*