Şarap ve şizofren belirtileri

Şarap ve şizofren belirtileri

3
PAYLAŞ

Özellikle son birkaç yılda hızla artan bir hastalık var. Ben adını “Şarap Şizofreni” koydum. Maalesef çevremde bu amansız hastalığa tutulan çok insan var. Bir şey değil ben de deli oldum bunlar yüzünden.  Ama ruhsal bir hastalık olduğu için konu hassas. Adama diyemiyorsun ki “Kardeşim sen hastasın, bildiğin manyaksın; git tedavi ol, rahatla, tadını çıkar…”

Şarap seven, içen ve konu ile ilgili eğitim alıp kendini geliştiren pek çok kişide artan sadece bilgi olmuyor. Bu insanların şarap bilgisiyle doğru orantılı olarak egolarında da bir şişme başlıyor. Şarabı içmek değil “En iyi ben bilirim” i vurgulamak hayat amacına dönüşüyor. “Teruarlar”, “Monosepajlar”, “Grand Cru’lar”, “Maserasyonlar”, “Malolaktik Fermantasyonlar” havada uçuşmaya başlıyor. Gidilen uzak seyahatlerde tadılan şaraplar anlatılıyor. Burada esas olan bilgi paylaşımı, sohbet falan değil. Asıl amaç “Sen şaraptan ne anlarsın güzelim, enn iyi ben biliyorum” demek oluyor, gerisi hikaye… Bildiğin ruh hastalığı yani…

IMG_4277

Yahu kardeşim bunu neden yapıyorsun! Bunlar alt tarafı teknik kelimeler, kitaplarda yazıyor, havalı bir şey değil ki. Bak çevrene buradaki herkes bunları biliyor zaten, böyle hava atamazsın.

Yok illa havalı olmak istiyorsan, açarsın bi şişe “Chateau d’Yquem” koyarsın kadehlerimize, tatlı içelim tatlı konuşalım dersin. İşte o zaman ben susarım, hatta en iyi arkadaşın olurum. Yoksa sabaha kadar anlat Sauternes’in floral notalarını, bal, ıhlamur aromalarını… Böyle hiç havalı olmuyor güven bana.

IMG_8448

Farklı şaraplar içmek, şarap üretim sürecini bilmek, üzümleri ve üretim bölgelerini tanımak, etiket okumayı öğrenmek çok keyiflidir. Edinilen her yeni bilgide olduğu gibi insanı geliştirir, zenginleştirir.

Fakat yarım bilgi tehlikelidir, sadece egoyu şişirir. Birkaç saatlik eğitim, okunan birkaç blog yazısı, tadım adı altında toplanıp içilen birkaç kadeh sonrası piyasaya sürülen çok değerli şarap uzmanları var. Şahsen ben kendilerinden çekiniyorum, onların yanında kendimi fazla laubali buluyorum. Erişilmez görünen cümleler kurup, iki parça bilgiyi kokteyl masalarında pazarlayıp, “raiting”i arttırmaya çalışmak bana çok komik, çok zavallı geliyor.

Hadi beni boş verin, bu adamlar yüzünden “Ben şaraptan anlamam” diyen yüzlerce binlerce insan var. Bu konuşmaları dinleyip “Nassı yaniii, kötü mü iyi mi bu şarap, bu yemeğe uyar mı acaba” dehlizine kapılıp kendini rakı sofrasına atıyor insanlar.

IMG_8455

Sen bakma bu hastalığa tutulanların laflarına, “Ben şaraptan anlamam” deme. Anlarsın.

İyi yemek ile kötü yemek arasındaki farkı anlıyorsan; iyi şarapla kötüsü arasındaki farkı anlarsın. Bu kadar kolay!

Dünyanın en pahalı şarabını içip “Bunu sevmedim” diyebilirsin. Marketten aldığın 20 liralık şarap çok hoşuna gidebilir. Bu kadar basit!

Sevmediğin bir yemek kötü bir yemek değildir. Şarap da aynen öyle!

Nasıl her gün aynı yemeği yemiyorsan, zamana, ortama, mevsime göre tercihlerin değişiyorsa, farklı farklı şaraplardan zevk alabilirsin. İşte bu kadar!

Çakma şarap uzmanlarının kuru gürültülerine kulaklarınızı tıkayın. Kendi burnunuza ve damağınıza güvenin. Şarapla ilgili teknik bilginizi geliştirmek isterseniz ciddi kurumlara ve onların değerli eğitimcilerine güvenin.

 

3 YORUMLAR

BİR CEVAP BIRAK